GECİKMİŞ KONUŞMA VE ARTİKÜLÂSYON BOZUKLUKLARI

Gecikmiş konuşma nedir?

Çocuğun konuşması yaşından beklenenden çok geri ya da konuşma gelişimi açısından çok daha yavaşsa, o çocuğun konuşması gecikmiş konuşma olarak adlandırılır.

Çocuk gelişimi sürecinde yaşamın ilk dört yılı içinde seslerden hecelere, hecelerden kelimelere ve kelimelerden cümlelere geçerek anadilini kullanmayı öğrenir.

Çocuk doğduğu andan itibaren çevresiyle iletişim halindedir. Yeni doğan çocuk dünyaya geldiğinde ağlayarak doğuyor. Çocuğun dil gelişimi de bu ağlama ile başlar. Hem akustik özellikleri hem de anlamları açısından gerçek kelime çocuğu bilerek isteyerek ve benimseyerek çıkardığı kelimedir.

DİL GELİŞİM ALANI

0–6 AY

* Monoton bağırır
* Hafif gırtlak sesleri çıkarır
* İki haftadan sonra çocukta konuşanın sesine reaksiyon hissi olur onunla konuşunca ağlamayı keser ve konuşanı dinler
* Bir aylıkken onu ninnilerle sakinleştirmek mümkündür. Sonra çocuk konuşan kimseye bakarak gözleriyle izler.
* Tanıdığı seslere gülerek ve sakince karşılık verir.
* Hecelemeye başlar.
* Aynı hecelerle diziler meydana getirir.
* Dudakta patlama sesi çıkarır.
* Hecelerken artan biçimlerde değişik sessiz harfler kullanır.

6 – 12 AY
 
Çocuk altı aylık olunca daha az bağırır.
Taklit yoluyla bazı heceleri telaffuz eder. (Ma ma ma… ba ba baba… gibi.)
Sık sık dilini hareket ettirir.
Anlamı olan ilk sözleri kullanmaya başlar.
Yetişkinlerin seslerini taklit eder.

12 – 18 AY

Tek kelimeli cümleler kurar
Belli eşyaların bulunduğu ortamlarda eğlenmeyi sever.
Özellikle kendi geliştirdiği kelimeleri konuşur. (bak bana… ver…)
3 ila 50 kelime arasında değişen bir kelime hazinesine sahiptir.

18 – 24 AY

Konuşma alanında hızlı gelişim gösterir
Kısa kelimeleri anlar.
“Bu ne?” diye soru sorar.
İki yaş sonuna doğru en az 300 kelime öğrenmiş olur.

02 – 03 YAŞ

Çok az artikülâsyon sorunu yaşar.
3 yaş başlangıcında çocukta gramer gelişimi formalaşmaya başlar.
Küçük cümleler kurar.
Kendi adını söyler.
Kelime hazinesini geliştirir.
Kelime tekrarı yapar.
Heyecan yapar.
Cümle başında hafifçe ses tekrarı yapar.

03 – 04 YAŞ

* Uzun uzun anlatmaya başlar.
* Keşiflerde bulunmaya başlar.
* Kendisi hakkında konuşur.
* Gerçekle hayali karıştırır.
* Gördüğü obje ve nesnelerin anlamlarını sorar.
* Üç – dört yaş arası 1000 kelimelik bir kelime hazinesine sahip olur.
* Dört yaşında sade ve karışık cümleler kurar.
* Masal ve hikâyeleri (küçük kapsamlı) tekrarlayabilir.

04 – 05 YAŞ

* Hikâye ve masalları anlatır.
* Ne konuştuğunu kontrol etmeye başlar.
* Anlatmalarda gerçekle hayali karıştırır.
* Birbiriyle ilgili ve ilgisiz, sade veya karışık cümleler kurarlar.
* 5 yaşında ek sorular sormadan 40–50 cümleden oluşan hikâyeler ve masallar tasarlar. Bu, konuşmanın zor türlerinden biri olan monolog (hitabet) şeklini başarma demektir.

05 – 06 YAŞ

* Kas hâkimiyeti gelişmiştir.
* Dikkatlidir.
* Kendi yaşındaki çocuklarla küçük gruplar halinde oynar.
* Okul öncesi yaşındaki çocuklardır.
* Hikâye ve masalları uzun uzun anlatır.
* Şiir ezberleme gücü gelişmiştir.
* Hayalleri gelişmiştir.

* Bazen çocuğun dil gelişimi, bu yaş sırlamasını takip edemez. Örneğin ilk kelimesini ikinci yılın sonuna doğru söyleyebilir. Üç yaşında ancak 60 kelimelik bir kelime hazinesine sahip olabilir. Bunun nedeni de bebeklik döneminde sık sık ortakulak problemi yaşayan ve son yıllarda çok yoğun olarak karşılaştığımız müzik kanalları ve reklâmlar içeren filmler izlettirilen çocuklarda dil gelişiminde gecikme problemine rastlanmaktadır. Buna expresif dil bozukluğu da denilebilir. Ayrıca nörolojik problemli çocuklarda, reaktif bağlanma bozukluğu, zihinsel gerilik, otizm, işitme kaybı, epilepsi gibi hastalıklar da dil gelişimini engellemektedir.

* Dil gelişimini etkileyen sebeplerden biri de, anne hamilelik döneminde psikolojik rahatsızlıklar geçirirse, örneğin depresyon, aile içi şiddet, hamileliğin 4 veya 6 ayını sürekli üzüntülü ve stresli olarak geçirdiyse, çocuklarda gecikmiş konuşma problemi de görülebilir.  

* Hamilelik döneminde keskin enfeksiyon hastalıklar, ağır toksikoz ve doğum sırasında asifikasyon (oksijensiz kalma) gibi hususlar da dil gelişimini engellemeye neden olabilir.

* Sağlıklı gelişim için özellikle anne hamilelik dönemini çok iyi ve sağlıklı bir şekilde geçirmelidir. Bilinçsiz olarak, doktordan izinsiz olarak her ilacı da kullanmamalıdır.

* Gecikmiş konuşması olan bir çocuğun eğitiminde yoğun işitsel uyaranlar ve konuşmaya yönelik takip edici davranışlar çocuğa, iletişimi için konuşması gerektiği mesajını verecektir. Bol bol konuşulan işaretlerin, jest ve mimiklerin, tek anlatım yolu olmadığı bir iletişim ortamı, sevgi dolu, anlayışlı ve tutarlı olunması gerekir. Çocuğun dikkatini çeken nesne ve objeleri sert bir dille değil, tatlı ve daha yumuşak bir dille anlatarak, göstererek çocuğun anlamasını sağlamak, gecikmiş konuşması olan çocuğun ailesinin, üzerinde titizlikle durmaları gereken konulardır.

Çocukların konuşma gelişimi süreçlerinin zamanında ve düzgün olması için belli şartlar gereklidir. Bunlardan bazıları şunlardır:

1 – Psikolojik ve ruhsal yönden sağlıklı olmalıdır.
2 – Normal akıl yeteneği olmalıdır.
3 – İşitme ve görme yeteneği normal olmalıdır.
4 – Gerektiği kadar psikolojik aktifliğe sahip olmalıdır.
5 – Konuşma alışkanlığına sahip olmalıdır.
6 – Sağlıklı konuşma çevresi olmalıdır.

Çocuğun normal konuşma gelişimi ona her zaman yeni bilgilerini ve çevresinde görüp şekillendirdiği düşüncelerini genişletme imkânı verir. Böylece konuşma ve onun gelişimi, düşüncenin gelişimi ile çok yakından ilgilidir.    

GECİKMİŞ KONUŞMASI OLAN ÇOCUKLARIN TEŞHİSİNDE PSİKOLOJİK DEĞERLENDİRME

Gecikmiş konuşmada alıcı dili değerlendirmeye yönelik testler uygulanır. Bu testler motor beceri yani küçük ve büyük kas gelişimiyle ilgili hususları gerektirmeyen testler olmalıdır.

* PEABODY: Görsel, algısal test. 3 yaş ve ötesi için kullanılır.
* DENVER II Gelişim Testi: 0-6 yaş çocukların, alıcı dil, ifade edici dil ve bilginin zihinde işlenişi (bilişsel gelişim) için kullanılır.
*
* Duygusal Sosyal Gelişim için ise “ Koppitz” resim testi kullanılabilir. 5 -12 yaşlar arası için.
 
GECİKMİŞ KONUŞMASI OLAN ÇOCUKLARDA ORGANİK MUAYENE VE İŞİTME TESTİ

* İşitme zayıflığı, sık sık konuşma bozukluğuna neden olur.
* İşitmeyi, kavrama analizini fısıltılı konuşma yardımı ile muayene etmek mümkündür. Çeşitli mesafelerden ayrı ayrı sözler çocuğa söylenir. Kulak çevresinden 0.5, 1, 2, 3, 4, 5 m. uzak…
* Sözler çeşitli yüksek frekanslarda söylenir.
* Yüksekten alçağa doğru ve ayrıca fısıltılarla…
* İşitmesi normal olan çocuk fısıltıyla söylenen sözleri ve cümleleri 6–7 metre mesafeden işitecek ve tekrar edecek…
* Muayene sırasında çocuk, arkasını terapiste döner ve söylenen sözleri ve cümleleri tekrarlar.
* Muayene yakından başlamalı ve yavaş yavaş uzaklaşılarak yapılmalıdır…

* İşitme zayıflığı hafif derecede olan çocuk, normal konuşmayı 6 – 8 metre, fısıltılı konuşmayı 3 m. kadar mesafeden işitir. Fısıltılı konuşmayı 1 metreden az mesafede işitiyorsa çocuğun işitmesi çok zayıf demektir. Mesela: “Do” sesi ve “Re” sesi ya da herhangi bir ses verilebilir.

KLİNİK ÖZELLİKLERİ

Hamilelik sürecinde (4 haftalıktan 4 aylığa kadarki zaman içinde) döllenmiş yumurtanın bozulması, ağır konuşma bozukluğuna sebep olur.

Çocuğun ilk yaşlarda geçirdiği çeşitli hastalıklar da konuşma bozukluğuna veya gecikmiş konuşmaya sebep olur. Bunlardan bazılarını şöyle sıralayabiliriz:

* Çeşitli travmalar 
* Beyin sarsıntısı ve beyin kanaması
* Bulaşıcı hastalıklar
* Menenjit
* Ensofali
* Mide-bağırsak hastalıkları,
* Genetik faktörler
* Kan uyuşmazlığı vs. gibi durumlar, konuşma bozukluğuna sebep olur.

SES BOZUKLUKLARI

1 - Disfoni: Sesin olmaması veya sesin gücünün yüksekliğinin veya temposunun bozulması disfoni ile ifade edilir. Sesin tamamen yitmesine afoni denir.

2 – Bradlali: Konuşma temposunun yavaşlığı demektir. Beyin kabuğunun konuşma merkezinde oluşan bozukluk ses yavaşlığı ile ifade edilir. Bu da organik ve fonksiyonel olabilir.

3 – Dislali: Çocuklukta, dil, dudaklar yahut damak hareketlerinde anormallikler olmaksızın görülen bir telâffuz bozukluğudur. Bozukluk özellikle konuşma, sırasında bir sessiz harf ilâvesi, ya da daha sık olarak bir sessiz harfin atlanması biçimindedir. Bozukluk zekâ gelişiminde genel gecikmenin bir parçası olarak, kalıcı bir telâffuz bozukluğu alışkanlığı olarak, bir taklit fenomeni olarak yahut da çocuklukta bir davranış bozukluğu olan bir regresyon belirtisi olarak (bebek konuşmasının taklidi, bir bakıma bebek kalma arzusunu yansıtır) ortaya çıkabilir. Okuma retardasyonu dâhil, diğer dil bozukluklarıyla yakından ilgilidir.

Dislali iki gruba ayrılıyor: organik ve fonksiyonel
Rinolali: Tın-tın konuşma. Burundan konuşma demektir. Açık veya Kapalı olur.   

Dizartiri: Beyin hasarı veya sesletim (artukülasyon) kaslarını kontrol eden çevresel sinirlerin zarar görmesi sonucunda ortaya çıkan seslendirme sorunu anartiri olarak tanımlanır. Dİzartiri terimi de merkezi sinir ya da çevresel sinir siteminin hasara uğraması sonucunda ortaya çıkan çeşitli motor konuşma sorunları için kullanılmaktadır.

Alali: Yunanca bir kelimedir. “A” inkâr, “lali” konuşma demektir. Kısaca konuşamama demektir.
 
Alali, en ağır konuşma bozukluklarından biridir. Alalik çocuklar, pratik olarak diyalog kurmaktan yoksun olurlar. Terapist yardımı olmadan konuşamazlar. g

Nedeni, hamilelik sırasında veya ilk yaşlarda baş beyin kabuğunun konuşma bölgesinde organik bozukluk sonucunda konuşmanın sitemli olarak gelişmemesi veya olmamasıdır.

ARTİKÜLÂSYON BOZUKLUKLARI NEDİR?

Tanımı: Konuşma seslerinin çıkartılış yerlerinde, biçimlerinde, zamanlamasında, yönünde, hızında, basıncındaki yapılması ya da dudakların, dilin yumuşak damağın, yutağın birlikte hareketlerinin hatalı olması soncunda ortaya çıkan bir sorundur.
 
Klinik Özellikleri?

Çocuk, hedef seslerin üretilmesine ilişkin kuralları içselleştirememiştir. Örneğin “kapı” demek ister fakat “tapı” der. “Lale” yerine “yaye” der. “Arı” yerine “ayı” der. “Kaş” yerine “taş” der. Seslerin anlam ayırıcı özelliklerini bilir, işitsel olarak kaş ve taş sözcüklerini doğru olarak gösterebilir ama kendisinden söylenmesi istenince söyleyemez.

Artikülâsyon bozukluğu olan çocuklarda, bazı ses gruplarında görülen bozukluklular:
1 - Sigmatizm: Fısıltılı ve fışıltılı seslerin telaffuz bozuklukları.
2 – Lamdasizm: “L” sesinin telaffuz bozukluğu.
3 – Rotasizm: “R” sesinin telaffuz bozukluğu.
4 – Kapasizm: “K” sesinin telaffuz bozukluğu.
5 – Gammasizm: “G” sesinin telaffuz bozukluğu.
6 – Yotasizm: “Y” sesinin telaffuz bozukluğu.
7 – Karışık seslerin telaffuz bozukluğu…

Bu seslerin düzgün telaffuzu için çocuğa alıcı ve ifade edici dili muayene ettikten sonra tıbbi kaşıklardan (sondalardan) faydalanarak terapist yardımıyla çocuğa seslerin düzgün telaffuz ettirilmesi sağlanır. 

Dr.Sima ARSLAN

Tüm hakları saklıdır. İzinsiz ve kaynak belirtilmeden kullanılamaz.

 

 

 

Özel Eğitim

Müzik Terapi

Duyu Bütünlemesi

Otizm Hiperaktivite
Down Sendromu Zihinsel Engel
Diğer Engel Grupları Disleksi

Sınav Kaygısı

Ergenlik

Obsesif Kompulsif Boz.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Copyright Yağmur Çocuklar Özel Eğitim Merkezi   Design Ruyasoft